Size ihtiyaçlarınız doğrultusunda ve özelleştirilmiş hizmetler sunabilmemiz için, bu internet sitesinde çerezler (cookies) kullanılmaktadır. Çerezlerle ve nasıl çalıştıklarıyla ilgili daha detaylı bilgi için GİZLİLİK POLİTİKASI’nı okuyunuz. Kişisel verilerin korunması hakkında AÇIKLAMA METNİ’ni okuyunuz.
Sirkülerler:

Vergi 2021-128

17 Kasım 2021

7338 SAYILI KANUN’LA GETİRİLEN AMORTİSMANA TABİ İKTİSADİ KIYMETLERİN YENİDEN DEĞERLENMESİNE YÖNELİK DÜZENLEMELER

26.10.2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7338 sayılı “Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” (“7338 sayılı Kanun”)’un;

  • 31 nci maddesi ile Vergi Usul Kanunu’nun (“VUK”) mükerrer 298 nci maddesine eklenen (Ç) fıkrası ile “sürekli yeniden değerleme müesesesi”

    ve

  • 52 nci maddesi ile VUK’na eklenen Geçici 32 nci madde ile sürekli yeniden değerleme öncesinde bir kez yapılabilecek  bir yeniden değerleme uygulaması,

getirilmiştir.

Başta 2013 yılında yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu’nun 376 ncı maddesindeki “teknik iflas” olmak üzere, bankacılık düzenlemelerindeki değişiklikler ile birleşme ve devralma gibi uygulamalar, işletmelerin bilançolarındaki özkaynak tutarını son derece önemli hale getirmiştir. Ancak, vergi uygulamalarında ve VUK bilançolarında ATİK’lerin tarihi maliyet bedeli ile değerlenmesi, işletmeleri bu açılardan zor durumda bırakabilmektedir. Ayrıca, amortismanların tarihi maliyetler üzerinden ayrılması mükellefleri olduğundan düşük amortisman gideri yazmak durumunda bırakmaktadır.

Bilançolarda tarihi olarak yer alan kıymetlerin enflasyon düzeltmesi ile güncellenmesi ise en son 2004 yılı sonu itibarıyla uygulanmıştı. Sabit kıymetlerin tarihi maliyet bedeli değerlenmesinin yarattığı sıkıntıları gidermek için 2018 ve 2021 yıllarında iki defa geçici yeniden değerleme imkanı getirilmiştir. Bunlardan birisi 25.05.2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7144 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile VUK’na eklenen Geçici 31 inci madde uyarınca dileyen mükelleflerin aktiflerinde yer alan taşınmazları yeniden değerlemesine imkan veren düzenleme[1], diğeri ise 09.06.2021 tarih ve 31506 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7326 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun”un 11 nci maddesi ile VUK’nun Geçici 31 nci maddesinde yapılan değişiklik uyarınca taşınmazların ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlenmesine imkan veren düzenlemedir[2]. Birinci düzenlemeden yararlanan mükelleflerin ortaya çıkan değer artış tutarı üzerinden %5 vergi ödemesi öngörülmüş iken, ikinci ve daha kapsamlı olan ikinci düzenlemede mükelleflerin %2 oranında vergi ödemesi öngörülmüştür. 7326 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeden yararlanma imkanı 31.12.2021 tarihine kadar devam etmektedir.

Esasen, sürekli yeniden değerleme uygulaması enflasyon düzeltmesi öncesi yüksek enflasyon dönemlerinde mevzuatımızda var olan bir müessesedir. VUK’nun Geçici 11 nci maddesinde düzenlenmiş olan yeniden değerleme uygulaması 2003 yılında yürürlükten kaldırılarak VUK’nda mükerrer 298 nci madde olarak ihdas edilmiş ve sonrasında enflasyon düzeltmesi olarak düzenlenmiştir. 2022 hesap döneminden itibaren uygulanmaya başlayacak olan sürekli yeniden değerleme uygulaması geçmişteki yeniden değerleme uygulaması ile önemli ölçüde benzerlik içermektedir.

Bu defa 7338 sayılı Kanun ile VUK’nun mükerrer 298 nci maddesine eklenen (Ç) fıkrasıyla getirilen düzenleme ile yeniden değerleme imkanı tekraren sürekli hale getirilmiş olup, mezkur fıkranın uygulanmasına ilişkin açıklamalarımız aşağıda yer almaktadır. Söz konusun fıkranın yürürlük tarihi 01.01.2022 olup, sürekli yeniden değerleme uygulamasına 2022 hesap dönemi itibarıyla başlanacaktır.

Diğer taraftan, VUK’nun mükerrer 298 nci maddesine eklenen (Ç) fıkrası ile 2022 hesap döneminden itibaren yürürlüğe girecek olan sürekli yeniden değerleme uygulaması yıllık bazda bir değerleme yapılmasına imkan veren bir düzenlemedir. Bu durumda 2018 yılındaki ve 31.12.2021 tarihine kadar yararlanma imkanı olan devam eden geçici yeniden değerleme uygulamalarından yararlanamayan mükellefler açısından tarihi maliyetlerin yıllık bazda yeniden değerlemeye tabi tutulmasının bu kıymetlerin değerlerinde önemli bir değişiklik yaratmayacağı aşikardır. Kanun koyucu geçici yeniden değerleme imkanından yararlanmamış mükelleflerin sürekli yeniden değerleme öncesi dönemlere ilişkin yeniden değerleme yapabilmeleri için gene 7338 sayılı Kanun ile VUK’nda Geçici 32 nci maddeyi ihdas ederek, sürekli yeniden değerleme uygulamasından yararlanacak mükelleflere istemeleri halinde önceki dönemler değer artışlarını telafi etmek üzere bir defaya mahsus olmak üzere yeniden değerleme yapabilmeleri, diğer bir anlatımla ATİK’lerini sürekli yeniden değerleme yapacakları dönemden bir önceki dönem itibarıyla yeniden değerleyebilmelerine imkan tanımıştır. VUK Geçici 31 nci madde ile getirilen bu düzenleme esasen geçici yeniden değerlemeden yararlanma imkanının yıllık bazda sürekli yeniden değerleme yapılmasından önce bir defa olmak üzere yapılmasına imkan veren bir düzenleme olup, önceki geçici yeniden değerleme düzenlemeleri ile paralellik arzetmektedir.

Buna göre 7338 sayılı Kanun’la getirilen sürekli yeniden değerleme uygulamasına ve bu uygulamadan yararlanacak mükellefler için yine aynı Kanun’la bir defalık getirilen yeniden değerleme uygulamasına ilişkin açıklamalarımız aşağıda yer almaktadır.

Sirkülerimizde 7338 sayılı Kanun’la VUK’un mükerrer 298 nci maddesine eklenen (Ç) fıkrası ile getirilen yeniden değerleme müessesesi “sürekli yeniden değerleme” ve VUK’un Geçici 32 nci maddesi ile getirilen düzenleme “tek seferlik yeniden değerleme” olarak anılacaktır. 

  1. 7338 SAYILI KANUNLA VUK’NUN MÜKERRER 298 NCI MADDESİNE EKLENEN (Ç) FIKRASI İLE GETİRİLEN “SÜREKLİ YENİDEN DEĞERLEME” UYGULAMASININ ESASLARI
    1. SÜREKLİ YENİDEN DEĞERLEMEDEN KİMLER YARARLANABİLİR:

Yeniden değerleme imkanından, aşağıda belirtilenler hariç olmak üzere “tam mükellefiyete tabi olan ve bilanço esasına göre defter tutan (kollektif, adi komandit ve adi şirketler dâhil) gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri” yararlanabilecektir.

Aşağıda sayılan mükellefler ise düzenlemeden yararlanamayacaklardır;

  • Dar mükellefler.
  • İşletme hesabı (zirai işletme hesabı dâhil) esasına göre defter tutan mükellefler.
  • Serbest meslek kazanç defteri tutan serbest meslek erbabı mükellefler.
  • Münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler.
  • 213 sayılı Kanunun 215 inci maddesi uyarınca kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilen mükellefler.