VERGİ 2025-079
ÇEŞİTLİ VERGİSEL AVANTAJLAR SAĞLAYAN 5411 SAYILI BANKACILIK KANUNU’NUN KREDİ YAPILANDIRMASINA İLİŞKİN GEÇİCİ 32. MADDESİNİN UYGULAMA SÜRESİ İKİ YIL UZATILMIŞTIR
7186 sayılı Kanun’la (19.7.2019 (Mük.) R.G. tarihli) 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na eklenen Geçici 32. Madde, ödeme güçlüğü içinde olan kredi borçlusu şirketlerin, banka ve diğer finansman kuruluşları ile finansal yapılandırma anlaşması yaparak borçlarını daha rahat ve uzun vadede ödeyebilmeleri imkanını sağlayan bir düzenlemedir.
Bu madde kapsamında yapılan çerçeve anlaşmalar ve bu anlaşmalar kapsamında yapılan sözleşmeler ile kredilerin vadelerini uzatmak, kredileri yenilemek, 6361 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilave kredi vermek, anapara, faiz, temerrüt faizi, gecikme cezaları ve kâr payları ile kredi ilişkisinden doğan diğer her türlü alacağı indirmek veya bunlardan kısmen veya tamamen vazgeçmek, teminat azaltmak, anapara, faiz veya kâr payı alacaklarını; kısmen veya tamamen iştirake çevirmek, özel amaçlı şirketler ile 6362 sayılı Kanuna göre kurulan yatırım fonlarına aynî, nakdî ya da tahsil şartına bağlı bir bedel karşılığı devir veya temlik etmek, borçlu ya da üçüncü kişilere ait aynî değerler karşılığında kısmen veya tamamen tasfiye etmek, satmak, bilanço dışına çıkarmak, diğer alacaklı kuruluşlar ve alacaklılarla birlikte hareket ederek protokoller yapmak imkanları sağlanmaktadır.
Bu madde hükümleri bu maddenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl süreyle geçerli iken ilk olarak 4299 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ardından Kanuna eklenen Geçici 35. Madde ile 28.12.2025 tarihine kadar uzatılmıştır. Diğer yandan Geçici 35. Maddede, Geçici 32. Maddenin uygulama süresinin 2 yıl uzatılması konusunda Cumhurbaşkanına yetki verilmiştir.
Cumhurbaşkanı bu yetkisine dayanarak aldığı 10767 sayılı Kararla (RG:25/12/2025-33118) Geçici 32. Maddesinin uygulama süresini, 28/12/2025 tarihinden itibaren 2 yıl uzatmıştır. Buna göre anılan madde, 27/12/2027 tarihine kadar uygulanacaktır.
Borçlu şirketlerin banka ve diğer finansman kuruluşları ile bu madde kapsamında yaptığı yeniden yapılandırma anlaşmaları bu şirketler ile banka ve diğer finansman kuruluşlarına önemli vergisel avantajlar sağlamaktadır. Bu suretle bir yandan kredi yapılandırma anlaşmaları teşvik edilirken bir yandan da zaten finansal zorluk yaşayan borçlu şirketlere ve alacağını tahsil edemeyen banka ve benzeri kredi kuruluşlarına bir de vergi vb. mali yükler yüklenmesinin önüne geçilmektedir.
Düzenlemenin sağladığı vergisel avantajlar aşağıda özetlenmiştir:
- Bu maddeye göre yapılan Çerçeve Anlaşmaları ve bu Anlaşmalar kapsamında düzenlenen Sözleşmelerde belirlenen esaslar uyarınca;
- Yapılacak işlemler cezaevi harcı ve 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan (yargı harcı dahil) ve düzenlenecek kâğıtlar (Çerçeve Anlaşmaları ve Sözleşmeler dahil) 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre alınan damga vergisinden,
- Alacaklı kuruluşlar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,
- Kullandırılan ve kullandırılacak krediler kaynak kullanımını destekleme fonundan,
- Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan istisna hükmü, kanuni takibe alınma şartı aranmaksızın alacaklı kuruluşlara ilgili varlıklarını Çerçeve Anlaşmaları ve düzenlenen Sözleşmeler kapsamında devreden kurumlar ile bu suretle ilgili varlıkları devralan söz konusu alacaklı kuruluşların bu varlıkları satışından doğan kazançları hakkında da uygulanır.
- Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinde yer alan istisna hükmü, ilgili varlıkların Çerçeve Anlaşmaları ve düzenlenen Sözleşmeler kapsamında alacaklı kuruluşlara devir ve teslimi ile bu suretle ilgili varlıkları devralan alacaklı kuruluşların bu varlıkları devir ve tesliminde de uygulanır.
- Sözleşme hükümleri uyarınca tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları 213 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı için değersiz alacak, borçlu için ise vazgeçilen alacak olarak dikkate alınır. Alacaklı kuruluşlar tarafından dahil oldukları risk grubunda bulunan borçlularla yapılan yeniden yapılandırma işlemlerinde bu fıkra hükümleri uygulanmaz.
- Sözleşmelere göre borçları yeniden yapılandırılan borçlular tarafından alınmış olan teşvik belgelerinin süreleri ve ihracat taahhüt süreleri ile 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun geçici 20 nci maddesi çerçevesinde sağlanan kefaletleri de içermek üzere kredi garanti kurumları tarafından verilen garanti ve kefaletlerin süreleri, sözleşmeler ile belirlenen süreler kadar uzatılmış sayılır.
Bu madde hükümlerine göre finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınan bir borçlunun borçlarının Sözleşmenin imza tarihini izleyen yılın başından itibaren iki yıl içerisinde tekrar finansal yeniden yapılandırmaya konu edilmesi hâlinde, bu madde hükmünde belirtilen vergi istisnaları ve teşvikler uygulanmaz.
Sözleşmeler ile uygulamaya konulan işlemlerin gerçekleşmemesi hâlinde dahi, uygulanmış olan vergi, fon ve harç istisnaları geri alınmaz.
Bu maddeye göre yapılan Çerçeve Anlaşmaları ve bu Anlaşmalar kapsamında düzenlenen Sözleşmeler için sağlanan vergi istisnaları ve teşvikler, bu madde kapsamında düzenlenen sözleşmelere istinaden yapılacak işlemlere birinci fıkrada yer alan süreyle sınırlı olmaksızın uygulanır.
Saygılarımızla