Vergi 2026-039
GYO’LAR DAHİL YATIRIM FONLARI VEYA YATIRIM ORTAKLIKLARININ KURUMLAR VERGİSİ KAZANÇ İSTİSNASI İLE İLGİLİ %50 KAR DAĞITIM ŞARTININ DETAYLARI BELLİ BELLİ OLMUŞTUR
(25 Nolu KV Genel Tebliği, RG 24.05.2026)
Hatırlanacağı üzere, 1.1.2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere 7524 sayılı Kanunla, KVK’nun 5/1-d bendine eklenen bir hükümle, bu kazanç istisnasından faydalanılabilmesi için fon ve ortaklıkların (emeklilik yatırım fonları hariç) sahip oldukları taşınmazlardan elde ettikleri kazançların en az %50'sinin, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar kâr payı olarak dağıtılması şartı getirilmiş idi.
Bu şartın nasıl uygulanacağına ilişkin ilk düzenleme ve açıklamalar 23 nolu KV Genel Tebliğinde yer almış olmakla birlikte, devam eden bazı belirsizliklerin bulunması nedeniyle, Gelir İdaresi, yayımladığı 25 nolu KV Tebliği’nin 1. Maddesiyle ile bu hususlara dair bazı yeni düzenleme ve açıklamalar yapmış bulunmaktadır.
25 nolu Tebliğin yürürlük tarihi her ne kadar yayım tarihi şeklinde (24.05.2026) belirtilmiş ise de, 2025 yılı kazançlarının beyanından önce kamuoyuna ilan edilmiş bulunan Taslak hali kullanılarak, 2025 yılı beyanlarında da yararlanılmıştır.
25 nolu KV Tebliğinin Taslak hali ile, yayımlanmış hali arasında önemli bir fark bulunmamaktadır.
Tebliğde yer alan başlıca düzenlemeler aşağıda başlıklar halinde özetlenmiştir.
Asgari %50 tutarındaki kar dağıtımına esas alınacak kazanç, sadece sahip olunan taşınmazlardan elde edilen kazanç kısmıyla sınırlıdır. Taşınmazlardan elde edilmeyen kazançlar mesela varsa aynı işletme bünyesindeki başka faaliyetlerden (örneğin imalat/perakende işi) ve/veya taşınmaz kazancı sayılamayacak türden gelirlerden (örneğin banka mevduat faizleri vb) doğan kazanç kısımları kar dağıtımına tabi tutarın hesabında dışarda bırakılacaktır. Bu kapsamda, kar dağıtımına esas taşınmaz kazancı hesaplanırken sadece taşınmazlardan elde edilen hasılattan (kira ve alım satım gelirleri vb) bu faaliyet nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazanç dikkate alınacaktır.
b)Toplamda tüm faaliyetlerin
Zararla sonuçlanması halinde, istisna uygulamasında kar dağıtımı şartının aranması söz konusu olmayacaktır. Buna göre, ilgili hesap döneminde taşınmaz faaliyetleri zararla sonuçlanmışsa, diğer faaliyetler karla sonuçlansa ve toplam sonuç da kar şeklinde oluşsa bile, kar dağıtım şartının aranmayacağı anlaşılmaktadır. Zira kar dağıtım şartı için aslolan öncelikle taşınmaz faaliyetlerinden bir kar doğmuş olmasıdır. Diğer taraftan, taşınmaz faaliyetinden kar (veya zarar) doğmuş olmakla birlikte, aynı işletme bünyesindeki diğer faaliyetlerin de taşınmaz faaliyetleri ile birlikte dikkate alınması durumunda, toplamda sonuç zarar vermişse, yine kar dağıtım şartı aranmayacaktır.
Öte yandan, taşınmazlara ilişkin faaliyetlerin karla, diğer faaliyetlerin ise zararla sonuçlanması ve toplamda zarar değil de, toplamda kazancın taşınmazlardan elde edilen kazançtan düşük olması halinde, toplam(1) kazancın yarısının dağıtılması istisna açısından yeterli sayılacaktır.
Taşınmaz faaliyetleri ile bu kapsama girmeyen faaliyetlerde müştereken kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarının amortismanlarının ise bunların her bir işte kullanıldıkları gün sayısına göre dağıtımının yapılması gerekmektedir. Hangi işlerde ne kadar süreyle kullanıldığı tespit edilemeyen sabit kıymetlere ilişkin amortismanlar, müşterek genel giderlerle birlikte dağıtıma tabi tutulacaktır.
“….Bu süre içerisinde belirtilen orana kadar kârın ortaklara dağıtılmaması durumunda, istisnadan faydalanılması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.”
Dolayısıyla, kardan pay alan diğer kimselere (örneğin Yönetim Kurulu üyelerine dağıtılan kazanç payları) dağıtılmış kar payı sayılmayacaktır. Kurucu hisselerine ve kurucu intifa senetlerine dağıtılan kar payları tartışmaya açıktır.
25 nolu Tebliğde de açıklama yapılmayan ve halen belirsizliğini koruyan konular da vardır.
Mesela, bu fon ve ortaklıkların taşınmaz kaynaklı kazançlarının vergiden istisna tutulması, gelecekte (en erken, ertesi yıl içindeki genel kurulda) alınacak kar dağıtım kararı ve akabinde 2 ay içinde ortaklara dağıtılması şartına bağlanmış iken, yıl içinde geçici vergi dönemlerinde istisna varmış gibi uygulama yapılabilecek midir? Yani geçici vergi dönemlerinde henüz bir kar dağıtım kararı olmadığına (ve hatta yıl kapanmadan böyle bir karar olamayacağına göre) göre taşınmaz kazançları geçici vergiden istisna edilebilecek midir? Bizim görüşümüze geçici vergide de istisna edilebilmeli, yıl kapandıktan sonra en az %50 kar dağıtım şartı sağlandığı takdirde bunun hem kurumlar vergisi ve hem de geçici vergi açısından gerekli ve yeterli şart olduğu kabul edilmelidir. (Diğer taraftan, yine kanuna sonradan eklenen KVK Md 32/C gereğince, halen fon ve ortaklıkların taşınmaz kaynaklı kazançları üzerinden hesaplanması gereken Yurtiçi Asgari Kurumlar Vergisi varit bulunduğundan, bunun kanun gereği geçici vergi hesabında da dikkate alınması ve %10 oranında geçici vergi hesaplanarak beyan edilmesi gerektiği tabiidir.)
Bir diğer konu, bağımsız denetime tabi şirketler bakımından ara dönemlerde ve yıl sonundaki finansal tablolarda ayrılması gereken vergi karşılığının hesabında, henüz kar dağıtım şartı yerine getirilememiş olduğundan %30 normal KV oranına göre mi yoksa, şartın sonradan sağlanacağı varsayımıyla sadece Yurtiçi Asgari Kurumlar Vergisi oranına (%10) göre mi karşılık ayrılacağı meselesi. Bu konu Gelir İdaresinin konusu olmamakla birlikte, ilgili kurumların (SPK ve/veya KGK) açıklama yapmasına ihtiyaç bulunmaktadır.
Saygılarımızla
(25 Nolu KV Genel Tebliği, RG 24.05.2026)
Hatırlanacağı üzere, 1.1.2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere 7524 sayılı Kanunla, KVK’nun 5/1-d bendine eklenen bir hükümle, bu kazanç istisnasından faydalanılabilmesi için fon ve ortaklıkların (emeklilik yatırım fonları hariç) sahip oldukları taşınmazlardan elde ettikleri kazançların en az %50'sinin, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar kâr payı olarak dağıtılması şartı getirilmiş idi.
Bu şartın nasıl uygulanacağına ilişkin ilk düzenleme ve açıklamalar 23 nolu KV Genel Tebliğinde yer almış olmakla birlikte, devam eden bazı belirsizliklerin bulunması nedeniyle, Gelir İdaresi, yayımladığı 25 nolu KV Tebliği’nin 1. Maddesiyle ile bu hususlara dair bazı yeni düzenleme ve açıklamalar yapmış bulunmaktadır.
25 nolu Tebliğin yürürlük tarihi her ne kadar yayım tarihi şeklinde (24.05.2026) belirtilmiş ise de, 2025 yılı kazançlarının beyanından önce kamuoyuna ilan edilmiş bulunan Taslak hali kullanılarak, 2025 yılı beyanlarında da yararlanılmıştır.
25 nolu KV Tebliğinin Taslak hali ile, yayımlanmış hali arasında önemli bir fark bulunmamaktadır.
Tebliğde yer alan başlıca düzenlemeler aşağıda başlıklar halinde özetlenmiştir.
- Dağıtılması gereken %50 Karın Nasıl Tespit Edileceğine Dair Soru İşaretleri Büyük Ölçüde Giderilmiştir:
Asgari %50 tutarındaki kar dağıtımına esas alınacak kazanç, sadece sahip olunan taşınmazlardan elde edilen kazanç kısmıyla sınırlıdır. Taşınmazlardan elde edilmeyen kazançlar mesela varsa aynı işletme bünyesindeki başka faaliyetlerden (örneğin imalat/perakende işi) ve/veya taşınmaz kazancı sayılamayacak türden gelirlerden (örneğin banka mevduat faizleri vb) doğan kazanç kısımları kar dağıtımına tabi tutarın hesabında dışarda bırakılacaktır. Bu kapsamda, kar dağıtımına esas taşınmaz kazancı hesaplanırken sadece taşınmazlardan elde edilen hasılattan (kira ve alım satım gelirleri vb) bu faaliyet nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazanç dikkate alınacaktır.
- Zarar Hallerinde Kar Dağıtım Şartının Uygulanma Şekli Açıklanmıştır:
b)Toplamda tüm faaliyetlerin
Zararla sonuçlanması halinde, istisna uygulamasında kar dağıtımı şartının aranması söz konusu olmayacaktır. Buna göre, ilgili hesap döneminde taşınmaz faaliyetleri zararla sonuçlanmışsa, diğer faaliyetler karla sonuçlansa ve toplam sonuç da kar şeklinde oluşsa bile, kar dağıtım şartının aranmayacağı anlaşılmaktadır. Zira kar dağıtım şartı için aslolan öncelikle taşınmaz faaliyetlerinden bir kar doğmuş olmasıdır. Diğer taraftan, taşınmaz faaliyetinden kar (veya zarar) doğmuş olmakla birlikte, aynı işletme bünyesindeki diğer faaliyetlerin de taşınmaz faaliyetleri ile birlikte dikkate alınması durumunda, toplamda sonuç zarar vermişse, yine kar dağıtım şartı aranmayacaktır.
Öte yandan, taşınmazlara ilişkin faaliyetlerin karla, diğer faaliyetlerin ise zararla sonuçlanması ve toplamda zarar değil de, toplamda kazancın taşınmazlardan elde edilen kazançtan düşük olması halinde, toplam(1) kazancın yarısının dağıtılması istisna açısından yeterli sayılacaktır.
- Tebliğ metninde cümlenin bu kısmında “toplam” ibaresi bulunmamakla birlikte bizim yorumumuza göre, cümlenin gelişinden böyle olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, Tebliğde yer alan 1 no’lu örnekte bu hususta tereddüt bırakmayacak şekilde açıklama yapılmıştır.
- Müşterek Genel Giderlerde Direkt Maliyetler ve Amortismanlarda Gün Sayıları Dağıtım Anahtarı Olarak Kullanılacaktır:
Taşınmaz faaliyetleri ile bu kapsama girmeyen faaliyetlerde müştereken kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarının amortismanlarının ise bunların her bir işte kullanıldıkları gün sayısına göre dağıtımının yapılması gerekmektedir. Hangi işlerde ne kadar süreyle kullanıldığı tespit edilemeyen sabit kıymetlere ilişkin amortismanlar, müşterek genel giderlerle birlikte dağıtıma tabi tutulacaktır.
- Kanuni Yedek Akçelerin Durumu:
- Karın Dağıtım Şartı, Ortaklara Sadece Temettü Dağıtımı Şeklinde Yapılması Halinde Yerine Getirilmiş Sayılacaktır:
- SPK’ya Tabi Şirketlerde Durum:
- Ortaklar Dışında Kalanlara Yapılan Kar Dağıtımları Hesaba Katılmaz.
“….Bu süre içerisinde belirtilen orana kadar kârın ortaklara dağıtılmaması durumunda, istisnadan faydalanılması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.”
Dolayısıyla, kardan pay alan diğer kimselere (örneğin Yönetim Kurulu üyelerine dağıtılan kazanç payları) dağıtılmış kar payı sayılmayacaktır. Kurucu hisselerine ve kurucu intifa senetlerine dağıtılan kar payları tartışmaya açıktır.
- Fonların da Taşınmaz Kazancı Elde Etmesi Durumunda Kar Dağıtım Şartına Tabi Oldukları Açıklığa Kavuşturulmuştur:
25 nolu Tebliğde de açıklama yapılmayan ve halen belirsizliğini koruyan konular da vardır.
Mesela, bu fon ve ortaklıkların taşınmaz kaynaklı kazançlarının vergiden istisna tutulması, gelecekte (en erken, ertesi yıl içindeki genel kurulda) alınacak kar dağıtım kararı ve akabinde 2 ay içinde ortaklara dağıtılması şartına bağlanmış iken, yıl içinde geçici vergi dönemlerinde istisna varmış gibi uygulama yapılabilecek midir? Yani geçici vergi dönemlerinde henüz bir kar dağıtım kararı olmadığına (ve hatta yıl kapanmadan böyle bir karar olamayacağına göre) göre taşınmaz kazançları geçici vergiden istisna edilebilecek midir? Bizim görüşümüze geçici vergide de istisna edilebilmeli, yıl kapandıktan sonra en az %50 kar dağıtım şartı sağlandığı takdirde bunun hem kurumlar vergisi ve hem de geçici vergi açısından gerekli ve yeterli şart olduğu kabul edilmelidir. (Diğer taraftan, yine kanuna sonradan eklenen KVK Md 32/C gereğince, halen fon ve ortaklıkların taşınmaz kaynaklı kazançları üzerinden hesaplanması gereken Yurtiçi Asgari Kurumlar Vergisi varit bulunduğundan, bunun kanun gereği geçici vergi hesabında da dikkate alınması ve %10 oranında geçici vergi hesaplanarak beyan edilmesi gerektiği tabiidir.)
Bir diğer konu, bağımsız denetime tabi şirketler bakımından ara dönemlerde ve yıl sonundaki finansal tablolarda ayrılması gereken vergi karşılığının hesabında, henüz kar dağıtım şartı yerine getirilememiş olduğundan %30 normal KV oranına göre mi yoksa, şartın sonradan sağlanacağı varsayımıyla sadece Yurtiçi Asgari Kurumlar Vergisi oranına (%10) göre mi karşılık ayrılacağı meselesi. Bu konu Gelir İdaresinin konusu olmamakla birlikte, ilgili kurumların (SPK ve/veya KGK) açıklama yapmasına ihtiyaç bulunmaktadır.
Saygılarımızla