İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK 2026-009
2024/12 SAYILI 6183 SAYILI KANUN KAPSAMINDA KURUM ALACAKLARININ TAKİP İŞLEMLERİ GENELGESİNDE 2026/7 SAYILI GENELGE İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından 30/01/2026 tarihli ve 2026/7 sayılı “2024/12 sayılı Genelgede Değişiklik” konulu Genelge yayımlanmıştır.
Bilindiği üzere, 6183 sayılı Kanun uyarınca yürürlüğe konulan Kurum Alacaklarının Takip İşlemleri Genelgesi’nde, borç türü bazında çok zor durum hâlinin tespitinde esas alınan tutarlar ile tecil yetki tutarları, her yıl yeniden değerleme oranı dikkate alınarak güncellenmektedir.
Bahse konu 2026/7 sayılı Genelge ile; çok zor durum incelemesinde esas alınan tutar ve tecil yetkilerine ilişkin tutarlarda güncelleme, tecil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar ile Genelge’nin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
Genelge’de borçların tecil ve taksitlendirmesi bakımından yapılan değişiklikler, 2024/12 sayılı Genelgenin 17 nci bölümde yer alan “6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil işlemi” başlığı altında düzenlenmiş olup aşağıdaki gibidir;
“Taşınır ve taşınmaz malların değer tespitlerinin yapılması”başlıklı bölümünde gösterilen teminat taşınır ise öncelikle icra memuru tarafından değer tespiti yapılır. Taşınırın niteliğine göre ilgili servis veya ünite amiri tarafından gerek görülmesi hâlinde bilirkişilere değer biçtirilir ya da ilgili meslek ve esnaf odalarından görüş alınır veya emsal malların piyasa araştırması yaptırılır.
Tecil işlemlerinde teminat olarak taşınmaz gösterilmiş ise değer tespitlerinde;
1) Sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde yetkilendirilmiş değerleme uzmanları veya değerleme şirketleri tarafından düzenlenen raporlar,
2) Ticaret, Sanayi ve Deniz Ticaret Odaları ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları veya bunların bağlı olduğu birlik yönetimlerince bilirkişilik, eksperlik ve hakemlik yapma yetkisi verilenler tarafından düzenlenen raporlar,
3) Bankalar ve sigorta şirketleri tarafından yaptırılan değer tespit raporları,
4) Mahkemeler veya icra daireleri tarafından yaptırılan değer tespit raporları,
5) Kurum teknik personeli tarafından düzenlenen raporlar
esas alınır.
Yukarıdaki 1'inci, 2'nci ve 3'üncü sırada sayılan raporları düzenleyen kişilerin yetki veya ruhsat belgelerinin, 4'üncü sırada sayılan raporları düzenleyen kişilerin ise görevlendirme yazılarının rapora eklenmesi zorunludur.
Söz konusu değerleme raporlarından, tecil başvurusunda bulunulan yıl veya bir önceki takvim yılı içerisinde düzenlenmiş raporlar kabul edilecektir.
Tecil işleminde Kurum alacağına karşılık teminat olarak gösterilen malların değer tespiti için düzenlenen bilirkişi raporlarında malın niteliği, satış kabiliyeti, birim değeri, gayrimenkul ise konumu, kullanım alanı, tapu bilgileri, üzerinde işgal veya tapuya şerh edilmemiş yapıların bulunup bulunmadığı gibi imar durumunu belirleyici hususlar ile piyasa analizleri, inşaat özellikleri ve diğer faktörlerin yer alıp almadığına dikkat edilecek, ayrıntılı olarak düzenlenmemiş yalnızca değerini belirtir şekilde düzenlenen ve bilirkişinin uzmanlık alanına girmeyen raporlara itibar edilmeyecektir.
Bu nedenle, gayrimenkullerin değer tespitine ilişkin bilirkişi raporlarında önerilen hususlarda tereddüt edilmesi veya şüpheye düşülmesi hâlinde başka bir bilirkişi raporu istenebileceği gibi, Kurum teknik personeline de değer tespiti yaptırılabilecektir."
Genelgenin 9, 11 ve 12 numaralı maddeleri ile getirilen değişiklikler ise bu Genelgenin yürürlük tarihinden önce alınıp da karara bağlanmamış tecil talepleri ile bu tarih itibarıyla devam eden tecil işlemleri için de kalan süre dikkate alınmak suretiyle geçerli olacaktır.
Söz Konusu Genelge’ye ulaşmak için tıklayınız.
Söz Konusu Genelge Ekine ulaşmak için tıklayınız.
Saygılarımızla,
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından 30/01/2026 tarihli ve 2026/7 sayılı “2024/12 sayılı Genelgede Değişiklik” konulu Genelge yayımlanmıştır.
Bilindiği üzere, 6183 sayılı Kanun uyarınca yürürlüğe konulan Kurum Alacaklarının Takip İşlemleri Genelgesi’nde, borç türü bazında çok zor durum hâlinin tespitinde esas alınan tutarlar ile tecil yetki tutarları, her yıl yeniden değerleme oranı dikkate alınarak güncellenmektedir.
Bahse konu 2026/7 sayılı Genelge ile; çok zor durum incelemesinde esas alınan tutar ve tecil yetkilerine ilişkin tutarlarda güncelleme, tecil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar ile Genelge’nin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
Genelge’de borçların tecil ve taksitlendirmesi bakımından yapılan değişiklikler, 2024/12 sayılı Genelgenin 17 nci bölümde yer alan “6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil işlemi” başlığı altında düzenlenmiş olup aşağıdaki gibidir;
- “6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil işlemi” başlıklı bölümünde yer alan “ellibin” ibareleri “ellibin (ikiyüzellibin) şeklinde değiştirilmiştir.
- “İlk taksitin ödenmesi ve tecilin başlaması" başlıklı bölümünde yer alan “Tecil işlemi, belirlenen ilk taksit tutarının defaten ödendiği tarihte başlayacaktır” şeklinde değiştirilmiştir.
- “Tecil süresi ve kademeli tecil” başlıklı bölümünün üçüncü ve dördüncü paragrafındaki “tecil işlemlerinde eşit taksit esası uygulanır. Borçlunun kademeli ödeme talebi ve ünitenin borcun eşit taksitlerle ödenemeyeceği yönünde kanaat oluşturması hâlinde en fazla ilk altı taksit, eşit taksitlere bölünmüş ödeme planındaki taksit tutarının %50'sinden az olmamak kaydıyla kademeli olarak tecil edilebilecektir. Bu doğrultuda borçlular tarafından kademeli tecil talebinde bulunulması durumunda, en fazla başlangıçtaki altı aya ait taksit tutarları, tecil talep edilen borç tutarının, ödeme planındaki taksit sayısına bölünmesi suretiyle bulunacak tutarın %50'sinden az olmamak kaydıyla kademeli taksit tutarları hesaplanacaktır (talep edilmesi hâlinde düşük taksit tutarları %50'nin üzerinde de olabilecektir). Daha sonraki aylara ait taksit tutarları ise geriye kalan borç miktarının, kalan taksit sayısına bölünmesi suretiyle eşit olarak hesaplanacaktır" şeklinde değiştirilmiştir.
- “Tecil işlemi bozulanların yeni tecil taleplerinin değerlendirilmesi” başlıklı bölümü,
- "Tecil talebinin değerlendirilmesinde; borçlunun, talepte bulunduğu yıl ile önceki iki takvim yılı içerisinde 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında üç kez tecilinin bozulmuş olması halinde, söz konusu bozulmuş tecil borçları ödeninceye kadar yeni tecil talebi kabul edilmeyecektir. Ancak, daha önce bozulmuş olan tecil işlemlerine ilişkin borçların başvuru tarihinden önce ödenmiş olması hâlinde, söz konusu tecil işlemleri bozulmuş tecil sayılmayacak ve yeni tecil talebinin değerlendirilmesinde dikkate alınmayacaktır. Ayrıca, tecil süreci devam ederken borçlunun yapılandırma kanunlarından yararlanmak amacıyla yaptığı başvurular nedeniyle sona eren tecil işlemleri, bozulmuş tecil olarak değerlendirmeye alınmayacaktır. Bozulmuş tecil sayısının tespiti, ünite ve borçlu bazında yapılır” şeklinde değiştirilmiştir.
- “Teminat" başlıklı bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir;
- 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında "Şu kadar ki, amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı ellibin (ikiyüzellibin) Yeni Türk Lirasını (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmaz. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı ellibin (ikiyüzellibin) Yeni Türk Lirasını aşan kısmın yarısıdır. Cumhurbaşkanı; bu tutarı on katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar belirlemeye yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümde belirtilen tutar, teminatsız tecil tutarı olup tecil işleminde teminat gösterilmesine gerek olmayan borç tutarını göstermektedir. Dolayısıyla bu tutarı aşmayan borçların tecilinde teminat aranılmaz.”
- Teminatsız tecil tutarı, işyeri ve borç türü ayrımı yapılmaksızın, borçlunun alacaklı Kurum ünitesine olan borçlarının toplamı esas alınarak belirlenir. Teminatsız tecil tutarını aşan borçların tecil edilebilmesi için bu tutarı aşan kısmın yarısı kadar teminat gösterilmesi zorunludur. Teminatsız tecil tutarı, tecil edilen borçların toplamı esas alınarak uygulanacağından, tecil edilen ve tecil şartlarına uygun olarak ödeme yapılan borçlar için söz konusu tutar dikkate alınmış ise yeni tecil taleplerinde daha önce tecil edilmiş borç tutarı ile talepte bulunulan borç tutarının toplamı dikkate alınır.
- Borcun tecilinden önce haczedilmiş mallar, tecil edilen borçlar için değerleri tutarınca teminat olarak kabul edilir, bu durumda borcun teminatsız tecil tutarını aşıp aşmadığına bakılmaz.
- Borcun tecilinden önce haczedilmiş malların değeri, tecil edilen borç tutarından ve gösterilmesi gereken zorunlu teminat tutarından az ise haczedilen malların değeri ile zorunlu teminat tutarı arasındaki fark kadar teminat gösterilmesi istenilir. Bu durumda zorunlu teminat tutarı belirlenirken teminatsız tecil tutarı dikkate alınır.
- “Taşınır ve taşınmaz malların teminat olarak alınması ve değer tespitlerinin yapılması” başlıklı bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir;
- Tecil işleminde borçlulardan teminat olarak öncelikle 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan kıymetlerden paraya çevrilmesi kolay olan nakit niteliğindeki kıymetler, banka teminat mektubu, kefalet senedi, hazine bonosu ve devlet tahvili gibi teminatların alınmasına gayret gösterilecektir.
- Ancak, borçlular tarafından bu nitelikteki kıymetlerin teminat olarak gösterilmesi çoğu zaman mümkün olmadığından, 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde öngörüldüğü şekilde Kurum tarafından haczedilmek suretiyle teminat olarak alınması mümkün olan menkul ve gayrimenkul malların teminat olarak gösterilmesi hâlinde, bu nitelikteki malların durumu, olayına münhasır olarak farklılık gösterebileceğinden, değer tespitine ilişkin raporlar da dikkate alınarak öncelikle satış kabiliyeti yüksek olan, Kurum tarafından muhafazası kolay, zaman içinde değer yitirmeyen ve Kurum alacağının tahsilini kolay kılan nitelikteki menkul ve gayrimenkul malların teminat olarak alınmasına dikkat edilecektir.
- Kurum alacaklarına karşılık öncelikle, üzerinde başka idareler ile gerçek veya tüzel kişilerin haciz, ipotek, rehin gibi kısıtlayıcı takyidatı bulunmayan ve satış kabiliyeti olan mallar teminat olarak alınır.
- Borçlular tarafından nakit niteliğinde teminatın veya üzerinde ipotek, rehin, haciz ve diğer kısıtlayıcı nitelikte takyidat bulunmayan menkul veya gayrimenkul malın bulunmadığının bildirilmesi ve tecil talep tarihine kadar yapılan icra takip işlemleri ile mal varlığı araştırması neticesinde üzerinde takyidat bulunmayan menkul veya gayrimenkul mal bulunmadığının anlaşılması durumunda, teminat olarak gösterilen mahcuz mal üzerinde Kurum haczinden önce tesis edilen takyidatın güncel değerleri ile tecil talep edilen borç için gösterilmesi gereken zorunlu teminat tutarı toplamının söz konusu mahcuz malın yukarıda belirtildiği şekilde tespit edilmiş değerini aşmaması hâlinde mahcuz mal teminat olarak kabul edilebilir.
“Taşınır ve taşınmaz malların değer tespitlerinin yapılması”başlıklı bölümünde gösterilen teminat taşınır ise öncelikle icra memuru tarafından değer tespiti yapılır. Taşınırın niteliğine göre ilgili servis veya ünite amiri tarafından gerek görülmesi hâlinde bilirkişilere değer biçtirilir ya da ilgili meslek ve esnaf odalarından görüş alınır veya emsal malların piyasa araştırması yaptırılır.
Tecil işlemlerinde teminat olarak taşınmaz gösterilmiş ise değer tespitlerinde;
1) Sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde yetkilendirilmiş değerleme uzmanları veya değerleme şirketleri tarafından düzenlenen raporlar,
2) Ticaret, Sanayi ve Deniz Ticaret Odaları ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları veya bunların bağlı olduğu birlik yönetimlerince bilirkişilik, eksperlik ve hakemlik yapma yetkisi verilenler tarafından düzenlenen raporlar,
3) Bankalar ve sigorta şirketleri tarafından yaptırılan değer tespit raporları,
4) Mahkemeler veya icra daireleri tarafından yaptırılan değer tespit raporları,
5) Kurum teknik personeli tarafından düzenlenen raporlar
esas alınır.
Yukarıdaki 1'inci, 2'nci ve 3'üncü sırada sayılan raporları düzenleyen kişilerin yetki veya ruhsat belgelerinin, 4'üncü sırada sayılan raporları düzenleyen kişilerin ise görevlendirme yazılarının rapora eklenmesi zorunludur.
Söz konusu değerleme raporlarından, tecil başvurusunda bulunulan yıl veya bir önceki takvim yılı içerisinde düzenlenmiş raporlar kabul edilecektir.
Tecil işleminde Kurum alacağına karşılık teminat olarak gösterilen malların değer tespiti için düzenlenen bilirkişi raporlarında malın niteliği, satış kabiliyeti, birim değeri, gayrimenkul ise konumu, kullanım alanı, tapu bilgileri, üzerinde işgal veya tapuya şerh edilmemiş yapıların bulunup bulunmadığı gibi imar durumunu belirleyici hususlar ile piyasa analizleri, inşaat özellikleri ve diğer faktörlerin yer alıp almadığına dikkat edilecek, ayrıntılı olarak düzenlenmemiş yalnızca değerini belirtir şekilde düzenlenen ve bilirkişinin uzmanlık alanına girmeyen raporlara itibar edilmeyecektir.
Bu nedenle, gayrimenkullerin değer tespitine ilişkin bilirkişi raporlarında önerilen hususlarda tereddüt edilmesi veya şüpheye düşülmesi hâlinde başka bir bilirkişi raporu istenebileceği gibi, Kurum teknik personeline de değer tespiti yaptırılabilecektir."
- “Teminat dışındaki hacizlerin kaldırlması” başlıklı bölümünün birinci paragrafında yer alan “50.000 TL ve altında olup olmadığına” ibaresi “ teminatsız tecil tutarını aşıp aşmadığına” şeklinde değiştirilmiştir.
- “Ödemeler nispetinde hacizlerin kaldırılması, teminatın iadesi ve teminatın değişikliği” başlıklı bölümündeki örnek 2 değiştirilmiştir.
- “Aylık taksitlerin aksatılması” başlıklı bölümünün birinci bendinde yer alan “üç” ibaresi “dört”, “üçüncü” ibaresi “dördüncü”, ikinci bendinde yer alan “iki” ibaresi “üç” şeklinde ve aynı bölümde yer alan örnek-1 ve örnek-2 değiştirilmiştir.
- “Teminat dışındaki hacizlerin kaldırılması” başlıklı bölümünün birinci paragrafında yer alan “50.000” TL ve altında olup olmadığına ibaresi “teminatsız tecil tutarını aşıp aşmadığına” şeklinde değiştirilmiştir.
- “Cari ay kavramı” başlıklı bölümünün birinci paragrafı, “Cari ay kavramı, yasal süresi içerisinde verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinden veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinden kaynaklanmakla birlikte tecil peşinatının ödendiği tarih itibarıyla henüz ödeme vadesi geçmemiş primler ile bu tarihten sonra yasal süresi içerisinde verilen prim belgelerinden/beyannamelerinden kaynaklanan primler, cari ay borcu olarak kabul edilecektir” şeklinde değiştirilmiştir.
- “Cari ay yönünden bozma şartları” başlıklı bölümün birinci bendinde yer alan “üç” ibaresi “dört”, “üçüncü” ibaresi “dördüncü”, ikinci bendinde yer alan “iki” ibaresi “üç” şeklinde değiştirilmiştir.
- “Aylık taksitlerin aksatılması” başlıklı bölümün birinci bendinde yer alan “üç” ibaresi “dört”, “üçüncü” ibaresi “dördüncü”, ikinci bendinde yer alan “iki” ibaresi “üç” şeklinde değiştirilmiştir.
- Ek-5 yazı örneği değiştirmiş olup sirkülerimizin ekinde yer almaktadır.
Genelgenin 9, 11 ve 12 numaralı maddeleri ile getirilen değişiklikler ise bu Genelgenin yürürlük tarihinden önce alınıp da karara bağlanmamış tecil talepleri ile bu tarih itibarıyla devam eden tecil işlemleri için de kalan süre dikkate alınmak suretiyle geçerli olacaktır.
Söz Konusu Genelge’ye ulaşmak için tıklayınız.
Söz Konusu Genelge Ekine ulaşmak için tıklayınız.
Saygılarımızla,