VERGI 2026-040

Yayım Tarihi         : 26.10.2026
Yayımlandığı Yer   : T24 BAĞIMSIZ İNTERNET GAZETESİ

Erdoğan SAĞLAM
Yeminli Mali Müşavir


PARA PİYASASI FONLARI ÜZERİNDEN YAPILACAK STOPAJ HESAPLANACAK VERGİDEN MAHSUP EDİLEBİLİR Mİ?

Yüzde 10 stopaja tabi para piyasası fonları üzerinden yapılacak stopaj geçici vergi ve kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanacak vergiden mahsup edilebilir mi?

Değerli okurlar, Kurumlar Vergisi Kanununa göre, tam mükellefiyete tabi girişim sermayesi yatırım fonu katılma payları ile girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde ettikleri kâr payları ve katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler ile bu fonların katılma paylarının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 279 uncu maddesi kapsamında değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları kurumlar vergisinden müstesnadır.

Bunun dışında kalan yatırım fonu katılma belgelerinden elde edilen gelirler ise kurumlar vergisinden istisna edilmemiştir.

Bu nedenle gerek geçici vergi dönem sonlarında gerekse yıl sonunda girişim sermayesi yatırım fonu dışında kalan bu yatırım fonlarına ilişkin katılma paylarının değerlemesinden kaynaklanan değer artışları geçici vergi ve kurumlar vergisi matrahına dahil edilecektir.

Peki bu fonlara ilişkin olarak, değerleme gününe kadar tahakkuk eden ve kurum kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınan gelirleri üzerinden elden çıkarma sırasında yapılacak stopajın, geçici vergi ve kurumlar vergisi beyannamesine dahil edilen gelire isabet eden kısmı hesaplanan geçici vergi ve kurumlar vergisinden mahsup edilebilecek midir?

Bu konu son günlerde çok tartışılıyor. Çünkü 5/9/2026 tarihli ve 33361 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 11734 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kurumsal yatırımcıların para piyasası fonu gelirlerinde stopaj oranı 5 Eylül 2026 tarihinden itibaren yüzde 0'dan (sıfır) yüzde 10’a yükseltildi.

Karar uyarınca;
  • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2'nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki mükellefler (sermaye şirketleri ve benzer nitelikteki yabancı kurumlar, yerli ve yabancı fonlar) ile Türkiye'de münhasıran menkul kıymet yatırımı amacıyla faaliyette bulunan ülke fonları, kurum ve kuruluş fonları ve yatırım kuruluşları gibi yabancı kurumsal yatırımcılar tarafından para piyasası fonları ile unvanında “para piyasası” ibaresi  bulunan serbest fonlardan elde edilen gelirlere uygulanan yüzde 0 tevkifat oranı yüzde 10’a yükseltildi.
  • Söz konusu yüzde 10 tevkifat oranı; düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren iktisap edilen para piyasası fonu katılma payları ile unvanında “para piyasası” ibaresi olan serbest fon katılma paylarından elde edilen kazançlara ve yayımı tarihinden önce iktisap edilen söz konusu fon katılma paylarından elde edilen kazançların yayımı tarihinden katılma paylarının elden çıkarıldığı tarihe kadar geçen süreye isabet eden kısmına uygulanıyor.
Tam ve dar mükellef kurumsal yatırımcıların geçici 67'nci maddenin (1) numaralı fıkrası kapsamında diğer menkul kıymet ve sermaye piyasası araçlarından (tahvil, hisse senedi, para piyasası fonu dışındaki diğer yatırım fonu katılma payları vb.) elde ettikleri kazançları için uygulanan yüzde 0 (sıfır) tevkifat oranında herhangi bir değişiklik yapılmadı, bu gelirler üzerinden yüzde 0 (sıfır) tevkifat uygulaması devam ediyor.

Ayrıca, gerçek kişiler ile mevcut durumda yüzde 0 tevkifat oranı uygulamasının kapsamında olmayan kurumların yatırım fonu katılma paylarından elde edilen gelirlerine uygulanan tevkifat oranında da bir değişiklik yapılmadı, bu gelirler üzerinden yüzde 17,5 oranında tevkifat yapılmaya devam ediyor.

Önceden stopaj oranı yüzde 0 (sıfır) uygulandığı için mahsup sorunu yoktu. Şimdi değerleme işlemi nedeniyle hesaplanan değer artışları üzerinden ileride yapılacak stopajın mahsup edilip edilmeyeceği tartılıyor.

Geçici vergi ve kurumlar vergisi matrahına eklenen ve üzerinden vergi hesaplanan tutarlar üzerinden kesin olarak yapılacak stopajın mahsup edilmesi bence zorunludur. Çünkü aksi durumda bu gelirlerin stopaja tabi tutulacak kısımları üzerinden haksız ve erken bir vergileme yapılmış olur.

Nitekim buna benzer konularda Maliye Bakanlığı 1 seri no'lu Kurumlar Vergisi Tebliği'nde mahsubun mümkün olduğu yönünde açıklama yapmıştır.

Söz konusu Tebliğin “34.8. Değerleme işlemlerinden doğan kazanca isabet eden vergi kesintilerinin mahsubu” başlıklı bölümünde, vadesi değerleme gününden sonra olan repo ve ters repo işlemleri ile vadeli mevduat hesaplarına ilişkin olarak, değerleme gününe kadar tahakkuk eden ve kurum kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınan faiz tutarları üzerinden, ilgili dönem beyannamesinin verilmesi gereken sürenin sonuna kadar kesinti suretiyle ödenmiş olan verginin, beyannameye dahil edilen gelire isabet eden kısmının hesaplanan vergiden mahsup edilebileceği açıklanmıştır.

Aynı şekilde, beyanname tarihine kadar satılan veya itfa edilen devlet tahvili ve Hazine bonoları ile menkul kıymet yatırım fonlarının katılma belgelerinden, değerleme gününe kadar tahakkuk eden ve kurum kazancına dahil edilen gelirlere isabet eden vergi kesintileri de beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilebilecektir.

Bu açıklama doğru olmakla birlikte eksiktir, çünkü sadece ilgili dönem beyannamesinin verilmesi gereken sürenin sonuna kadar kesinti suretiyle ödenmiş olan verginin mahsup edileceği açıklaması hatalıdır. İleride kesin olarak (beyanname verme süresinden sonra yapılacak) stopajın da mahsup edilmesi bence kesin bir zorunluluktur.

Tebliğdeki açıklama genel bir ilkeyi ortaya koymaktadır. Yani sadece açıklamaya konu işlemlerle (mevduat, repo, Devlet tahvili ve Hazine bonoları ile menkul kıymet yatırım fonlarının katılma belgeleri ile) sınırlı değildir.

Gerek geçici vergi dönem sonlarında gerekse yıl sonunda, yüzde 10 stopaja tabi tutulan para piyasası fonları katılma paylarının değerlemesinden kaynaklanan ve geçici vergi/kurumlar vergisi matrahına dahil edilen değer artışları üzerinden ileride yapılacak stopaj tutarlarının da hesaplanan vergiden mahsubu mümkündür.

İlgili dönem beyannamesinin verilmesi gereken sürenin sonuna kadar kesinti suretiyle ödenmiş olan verginin mahsubunda tereddüt yoktur. Sonraki süreye ilişkin stopajın da bence mahsup edilmesi gereklidir.

Eğer tahakkuk eden gelirler üzerinden bu gelirlerle ilgili stopajın mahsubuna bu aşamada izin verilmezse ileride bu gelirlerle ilgili olmayan başka gelirler üzerinden hesaplanacak vergiden bu stopajların mahsubu yapılacaktır, ki bu da vergileme ilkelerine (tahakkuk ve dönemsellik) bence aykırıdır!

Zaten ileride bu stopajın yapılmaması riski yoktur. Çünkü bu stopaj bankalar tarafından (bazı işlemlerde devlet tarafından) yapılmaktadır.

Saygılarımızla.