Size ihtiyaçlarınız doğrultusunda ve özelleştirilmiş hizmetler sunabilmemiz için, bu internet sitesinde çerezler (cookies) kullanılmaktadır. Çerezlerle ve nasıl çalıştıklarıyla ilgili daha detaylı bilgi için GİZLİLİK POLİTİKASI’nı okuyunuz. Kişisel verilerin korunması hakkında AÇIKLAMA METNİ’ni okuyunuz.
Sirkülerler:

Vergi 2021-027

20 Ocak 2021

DEĞERLİ KONUT VERGİSİ BEYAN MÜKELLEFİYETİ 01.01.2021 TARİHİ İTİBARİYLE BAŞLAMIŞTIR (Değerli Konut Vergisi Uygulama Genel Tebliği, RG.15.01.2021, 31365)

Bilindiği gibi, 2020 yılında Emlak Vergisi Kanunu’nun 4. Kısmına eklenen maddelerle ihdas edilen Değerli Konut Vergisi (DKV) mükellefiyetinin başlangıcı, aynı Kanuna eklenen Geçici 24 üncü maddeyle 01.01.2021 tarihine ertelenmişti. Yeniden bir erteleme yapılmadığı için DKV’de beyan mükellefiyeti 01.01.2021 tarihi itibariyle başlamış bulunmaktadır.

7194 sayılı Kanunla Emlak Vergisi Kanunu’na eklenen 42-49 uncu maddelerle 2019 Aralık ayında ihdas edilen ve daha sonra 7221 sayılı Kanunla önemli ölçüde değiştirilerek yürürlüğü 2021 yılına ertelenen DKV hakkında daha önce gönderdiğimiz muhtelif Sirküler ve Duyurularımızda detaylı açıklamalarda bulunulmuştu. (2019/102 ve 2020/022  sayılı Vergi Sirkülerlerimiz, 2019/106 sayılı Duyurumuz ve 2020/05, 2020/27 ve 2020/31  sayılı Duyurularımız).

7221 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler sonrası DKV’deki son durum 2020/022 nolu Vergi Sirkülerimizde  detaylı olarak açıklanmış olup, değişiklik öncesi ve sonrası bütün yasa maddelerini içeren karşılaştırmalı bir tablo sözkonusu Sirkülerimizin sonuna eklenmiştir. Bu nedenle işbu Sirkülerimizde sözkonusu açıklamalara tekrar yer verilmemiş olup, bunun yerine bu yıl ilk defa yapılacak beyan sırasında dikkat edilmesi gereken özellikli hususların açıklanması ve Değerli Konut Vergisi Uygulama Tebliğinde (Tebliğ) yer verilen düzenlemelere  değinilmesi ile yetinilmiştir.

  1. 2021 BEYANINDA DEĞERLİ KONUT VERGİSİ KAPSAMINA HANGİ BİNALAR GİRMEKTEDİR ?

Değerli Konut Vergisi, Türkiye’de bulunan “mesken”ler için ihdas edilmiştir. Adı üstünde sadece “mesken/konut” nitelikli binalar bu verginin konusuna girmekte olup; işyerleri, arsa ve araziler  bu verginin konusuna girmemektedir.

Değerli konut vergisi uygulamasında "mesken nitelikli taşınmaz" kavramı, mesken niteliğini haiz binalar ile birden fazla bağımsız bölümden oluşan binalarda her bir bağımsız bölümü ifade eder. Her bir bağımsız bölüm vergilendirme açısından ayrı ayrı değerlendirilir ve bir bütün olarak verginin konusunu oluşturur.

Bir binanın mesken nitelikli olup olmadığı esas itibariyle tapu kayıtlarında binanın/bağımsız bölümün niteliği kısmında yazan bilgilere göre belirlenmelidir. Tapuda mesken niteliğinde kaydedilmiş olan bir binanın fiilen işyeri olarak kullanılması durumunda da, bu binanın vergiye tabi tutulması gerektiği görüşündeyiz. Aksi durumda, tapuda işyeri (örneğin pansiyon) olarak  kaydedilmiş olan bir binanın fiilen mesken olarak kullanılması halinde ise bu binanın vergiye tabi olmaması gerekir.

Home-office”, “Residence” olarak adlandırılan kullanımlar için tapu kaydına göre karar vermek gerektiği görüşündeyiz.

Diğer taraftan  Tebliğ’de, taşınmazın mesken niteliğini haiz olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinde, taşınmazın kayıtlardaki niteliğinin yanında fiilen kullanım durumuna da bakılacağı belirtilmiştir. Bu, ancak fiili tespite dayalı olarak yapılabilecek bir uygulama olabilir.

Mesken nitelikli binalardan 7221 sayılı Kanunun yayımlandığı ve yürürlüğe  girdiği yıl olan 2020 itibariyle Emlak Vergisine esas bina değeri 5.000.000 TL’yi aşanlar bu verginin kapsamına alınmıştır. Dolayısıyla 2020 yılı Emlak Vergi Değeri bunun altında olan meskenler için beyanda bulunulması sözkonusu değildir.

Böyle olunca verginin kapsamına giren binalar, kanunun ilk defa yürürlüğe konulduğu şekline kıyasla sayı itibariyle önemli ölçüde sınırlandırılmış olmaktadır.

Emlak Vergisi Kanunu’nun 45 inci maddesine göre, DKV mükellefiyeti;

  1. Mesken nitelikli taşınmazın bina vergi değerinin 42 nci maddede belirtilen      tutarı aştığı tarihi,
  2. 33 üncü maddenin 1 ila 7 numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden   sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi,
  3. Muafiyetin sükut ettiği (düştüğü/ortadan kalktığı) tarihi,

    takip eden yıldan itibaren başlar.

    Bu Sirkülerimizde, takip eden yıl; mükellefiyetin başladığı yıl, vergilendirme  yılı veya beyan yılı şeklinde anılmıştır.

Devamını okumak için lütfen dosyayı indiriniz.