Size ihtiyaçlarınız doğrultusunda ve özelleştirilmiş hizmetler sunabilmemiz için, bu internet sitesinde çerezler (cookies) kullanılmaktadır. Çerezlerle ve nasıl çalıştıklarıyla ilgili daha detaylı bilgi için GİZLİLİK POLİTİKASI’nı okuyunuz. Kişisel verilerin korunması hakkında AÇIKLAMA METNİ’ni okuyunuz.
Duyurular:

Vergi 2021-150

01 Aralık 2021

Yayımlandığı Yer  : LEBİB YALKIN MEVZUAT

                              DERGİSİ – Aralık 2021 (Sayı : 216)

Mehmet MAÇ

Yeminli Mali Müşavir

KURUMLAR VERGİSİ MATRAHINI ETKİLEYEBİLEN BAĞIŞLAR

ÖZET 

Kurumlar Vergisi matrahı, kurumun hasılatından bu hasılata ilişkin gider ve maliyetlerin indirilmesi suretiyle bulunur.

Kurumlar Vergisi matrahını etkileyebilecek giderlerin neler olduğuna ilişkin ana ilke, bu giderlerin kazancın sağlanmasıyla ilgili olması gereğidir.

Bağış ise, kazancın sağlanmasıyla ilgisi bulunmayan, sosyal, dini ve vicdani sebeplerle yapılan bir gider türü olup, prensip olarak tüm bağış giderlerinin kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) olması gerekir.

Ancak, söz konusu prensibin istisnaları olarak, belli kuruluşlara yapılan bazı bağışların doğrudan gider yazılabilmesi veya önce KKEG olarak dikkate alınıp beyanname üzerinde ve belli sınırlar dahilinde kurum kazancından indirilmesi imkanları getirilmiştir.

Kurumlar vergisi matrahını etkileyebilecek bağışlara ilişkin yasa hükümleri 3 grup oluşturmaktadır :

  • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10 uncu maddesinin 1 inci fıkrasındaki c, ç, d, e ve f bentleri,
  • Kurumlar için de geçerli olan GVK’nun 40/10 uncu maddesi kapsamındaki gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara yapılan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddesi bağışlarının gider kaydedilmesi,
  • Bazı özel kanunlarda yer alan, belli bağışların gider yazılabileceğine veya indirim konusu yapılabileceğine dair hükümler [1]

Aşağıdaki bölümlerde gerek KVK gerekse özel kanunlar uyarınca hangi bağışların kurumlar vergisi matrahını hangi şekilde etkileyebileceği özetlenmiştir.

İsmi bağış olmamakla beraber, bağış benzeri bir niteliği bulunan ve KVK’nun 10/1-b maddesinde düzenlenmiş olan amatör ve profesyonel spor klüplerine yönelik sponsorluk harcamaları da yazımızın kapsamına alınmış ve aşağıdaki 6 no.lu bölümde açıklanmıştır.

ANAHTAR KELİMELER :

5520 kurumlar vergisi, bağış, indirim, %5, ayni, nakdi, sponsorluk, vergiden muaf vakıf, kamu yararına çalışan dernek.

  • BAĞIŞIN KURUM TARAFINDAN MI YOKSA ŞAHSEN Mİ YAPILMASININ VERGİSEL AÇIDAN DAHA AVANTAJLI OLDUĞU :

Bağış işleminin ;

  • Kurumlar vergisi mükellefi olan kurum (çoğu zaman şirket) tarafından mı,
  • Yoksa gerçek kişi tarafından mı (şahsen mi),

Yapılmasının daha fazla vergi avantajı sağladığı sorusunun cevabı duruma göre değişebilmektedir.

Bağış gerçek kişi tarafından yapılmışsa, bu gerçek kişi bağışı yaptığı yıl için gelir vergisi beyannamesi verecekse, GVK’nun 89/4,5,6,7,8,10 ve 11 inci bentlerinde yazılı ise veya özel bir kanunla izin veriliyorsa yasal sınırlar içinde gelir vergisini azaltabilmektedir.

Kurumlar tarafından yapılan bağışlar ise, aşağıdaki bölümlerde açıkladığımız hükümler uyarınca kurumlar vergisi avantajı sağlayabilmektedir.

Bu değişkenliği aşağıdaki 3 örnekle ifade etmekte yarar görüyoruz :

Örnek 1 :

Zarar etmekte olan bir şirketin ana hissedarı yüksek tutarda gelir vergisi matrahı beyan eden bir gerçek kişidir.

Bu durumda bağışın söz konusu gerçek kişi tarafından yapılması daha avantajlıdır.

Çünkü gerçek kişi bu bağış tutarını ilgili mevzuat uyarınca gelir vergisi matrahından indirebilir. Aynı bağış şirket tarafından yapıldığında kurum kazancı olmadığı (zarar bulunduğu) için şirketçe yapılan bağış hiçbir vergisel avantaj sağlamayabilir.

Örnek 2 :

Yukarıdaki 1 no.lu örneği kar eden şirket ve gelir vergisi beyan etmeyen gerçek kişi şeklinde değiştirirsek, bağışın şirket tarafından yapılmasının avantajlı olduğu fark edilecektir.

Örnek 3 :

Yine yukarıdaki 1 no.lu örnekte bahsi geçen şirketin çok karlı olduğu, ana hissedar olan gerçek kişinin de yüksek gelir vergisi beyanında bulunduğu varsayılırsa, bağışın gerçek kişi tarafından yapılmasında 2021 yılı için %40’a varan oranda vergi avantajı doğmasına mukabil, bağış şirket tarafından yapıldığında ve ilk aşamada %25 vergi avantajı doğmaktadır. Ancak bağışın şirket tarafından yapılmasının dağıtılabilir karı dolayısıyla buna bağlı kar dağıtım stopajını ve temettü vergisini önlediği de dikkate alınırsa avantaj farkının daha az olduğu görülecektir.

  • BAĞIŞIN KURUMLAR VERGİSİNİ ETKİLEMESİNDE USUL (İndirim veya Gider) :

Eskiden kanunen kabul edilen bağışların vergi matrahını etkilemesi bunların kabul edilen gider yazılması şeklinde olmaktaydı.

Bu uygulama bağış giderlerinin, işletmeyle ilgili diğer giderlerle karışmasına ve beyanname üzerinde görülememesine yol açtığı için sistem değişikliğine gidilmiştir.

Buna göre doğrudan gider yazılacağına dair açık hüküm bulunmayan bağış türlerinin kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak gösterilmek ve yasal sınırlar içinde yine beyanname üzerinde indirim konusu yapılmak suretiyle matrahı etkilemesi esası benimsenmiştir.

KVK’nun 10 uncu maddesinde düzenlenmiş olan bağışlar ve sponsorluk harcamaları bu rejime tabiidir.

Keza, özel kanunlarda “indirim” ibaresi kullanılan bağış türlerinin de beyannamede hem kanunen kabul edilmeyen gider hem de diğer indirim satırlarında gösterilmek suretiyle vergi matrahını etkilemesi gerektiği konusunda özelge vardır. (Aşağıdaki 5 no.lu bölüme bakınız.)

Kurumlar vergisi matrahını etkileyebilecek bir bağışın KKEG – indirim yöntemini uygulamak yerine doğrudan gider yazılması halinde, bu usul hatası yüzünden gider kaydının reddedilmesi ve söz konusu yasal hakkın kullandırılmaması düşünülemez. Böyle bir hatanın cezası VUK’nun 352/2-7 nci maddesi uyarınca ikinci derece usulsüzlük cezasından ibaret olmalıdır.

Ancak, zarar halinde veya karın düşük olduğu hallerde doğrudan gider yazma yöntemiyle KKEG – indirim yöntemi arasında esasa müessir olabilecek bir fark meydana gelmektedir. Bağış doğrudan gider yazılabildiğinde zararlı bir firmanın zararı artmakta ve bu bağış zarar mahsup hakkı kapsamında gelecek yılların matrahlarını etkilemektedir. Halbuki KKEG – indirim yönteminde firmanın zararda olması halinde KKEG’nin etkisini giderebilecek indirim işlemi yapılamadığı için, bu bağış ilgili yılda vergi üzerinde etkili olamadığı gibi, zarar mahsup hakkını da yükseltmediği için gelecek yıllarda da dikkate alınamamakta, böylelikle bağış, hiçbir dönemde kurumlar vergisi matrahını etkileyememektedir.

Yukarıda açıkladığımız yöntem konusu aşağıdaki bölümlerde yeri geldikçe tekrarlanmıştır.

Devamını okumak için lütfen dosyayı indiriniz.

[1] 5520 sayılı KVK’nun geçici 1/9 inci maddesine göre bu Kanun’un yürürlüğünden önce çıkarılmış özel kanunlarda yer alan bağışların gider yazılması veya indirilmesi imkanları geçerliliğini korumaktadır. KVK’nun 35 ‘inci maddesinde 01.01.2007 ‘den sonra çıkarılan KV, GV, VUK dışındaki kanunlarla öngörülen muafiyet, istisna ve indirim hükümlerinin geçersiz olduğu belirtilmekte ise de bu tür hükümler tartışmaya açıktır.